Cilt kanseri tedavisinde umut veren Türk buluşuna Romanya'da altın madalya

Dil Seçin
Haberi Rumence okuyun
*Romanya'nın Iași kentinde 45 ülkeden yaklaşık 700 buluş ve araştırma projesinin katılımıyla düzenlenen, Doğu Avrupa'nın en önemli inovasyon organizasyonlarından biri olarak kabul edilen Euroinvent 2026 Uluslararası İnovasyon Yarışması'nda Türk bilim insanları önemli bir başarıya imza attı. Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ), Marmara Üniversitesi ve İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa iş birliğiyle geliştirilen, cilt kanserinin en agresif türlerinden melanomun tedavisine yönelik 3D baskılı mikroiğne yama sistemi, uluslararası jüri tarafından altın madalya ve WIIPA Özel Ödülüne layık görüldü

Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ), Marmara Üniversitesi ve İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa'nın ortaklaşa yürüttüğü Sağlık Biyoteknolojisi Mükemmeliyet Ortak Uygulama ve Araştırma Merkezi (SABİOTEK) bünyesinde görev yapan 12 akademisyen tarafından geliştirilen hidrojel mikroiğne yaması, kemoterapi ile fototermal tedaviyi tek platformda bir araya getiriyor. TÜBİTAK ve Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) desteğiyle geliştirilen sistem, ilaçların doğrudan tümör bölgesine kontrollü şekilde ulaştırılmasını sağlayarak tedavi etkinliğini artırmayı amaçlıyor.
ALTIN MADALYANIN YANI SIRA WIIPA ÖZEL ÖDÜLÜ
DHA’nın aktarımına göre SABİOTEK Eş Direktörü Prof. Dr. Cem Bülent Üstündağ, Romanya'da düzenlenen yarışmada geliştirilen sistemin yalnızca altın madalya değil, Dünya Fikri Mülkiyet ve İnovasyon Birlikleri Birliği (WIIPA) tarafından verilen özel ödülü de kazandığını belirtti. Üstündağ, mikroiğneler aracılığıyla kemoterapi ilaçlarının doğrudan tümör dokusuna ulaştırıldığını, ışıkla aktive edilen sistem sayesinde hem kontrollü ilaç salınımı hem de kanser hücrelerini hedef alan ısıl etki oluşturulduğunu ifade etti.
TEDAVİ SÜRESİNİ KISALTABİLİR
Araştırmacılar, geliştirilen yöntemin başta melanom olmak üzere cilde yakın tümörlerde klasik tedavi yöntemlerine göre daha başarılı sonuçlar verebileceğini belirtiyor. Laboratuvar çalışmalarında elde edilen bulgular, sistemin tedavi süresini üçte bir ila yarı yarıya azaltabileceğine ve hastalarda görülen sistemik yan etkileri önemli ölçüde düşürebileceğine işaret ediyor. Cerrahi müdahaleye gerek kalmadan uygulanabilen yöntem için patent başvuruları da tamamlandı.
KLİNİK ÇALIŞMALAR BEKLENİYOR
Akademisyenler, teknolojinin hastalarda kullanılabilmesi için Faz-1, Faz-2 ve Faz-3 klinik araştırmalarının tamamlanması gerektiğini belirterek, bu sürecin yüksek maliyet ve uzun zaman gerektirdiğine dikkat çekti. Gerekli finansman ve onay süreçlerinin tamamlanmasının ardından mikroiğne tabanlı tedavi sisteminin önümüzdeki yıllarda klinik uygulamaya geçmesi hedefleniyor.
Gazete Balkan / Bükreş
AI Sesli Okuma
Google WaveNet yapay zeka sesi ile doğal okuma