Mehmet Fuat ERGÜN & BİR ŞEKERDEN DAHA FAZLASI MANİSALI ŞEKERCİ HÜSEYİN DEDE

Dil Seçin
Haberi Rumence okuyun
Bu yazımı, 26.Haziran 1997'de Hakkın rahmetine kavuşan Manisamızın kanaat önderlerinden Şekerci Hüseyin Dedenin ölümünün 29 cu yıl anısına kaleme aldım.
Böyle gerçek Kuran dinimizin önderini tanıdığım için çok mutluyum.
O güzel insandan görüp, öğrendiklerim 300 sayfa kitap haline getirdim. Basım aşamasında.
Şimdi çok kısa rahmetliden edindiğim bilgileri sizlerle paylaşmaya çalışacağım.
1- Allah, Kuran, Peygamber ve İnsan sevgisinin ne olduğunu,
2- Ses yükseltmenin kul borcuna gireceğini,
3- Dini, inancı ne olursa olsun; yabancıda olsa gavur denilmeyeceğini,
4- Daima verenlerden olunmasını,
5- Verdiğin ne olursa olsun en iyisini vermemizi,
6- İnsanlara şevkat hayvanlara merhamet olduğu sürece, Yaratanın bu kainatın defterini dürmeyeceğini,
7- Her gün kilolarca akciğeri, iş ve ev kapısında yemek bekleyen yüzlerce kedilere kendi elleriyle dağıttığını,
8- Kapınıza gelen kim olursa olsun sevgiyle karşılanacağını,
9- Kız evladının yerinin daima en önde olduğunu,
10- Ani kızmak, içine atmak, kin gütmek, vesveseye kapılmak, ömrü yıpratarak kısalttığını,
11- 1986 ilk Fetullah Gülen kasetini dinlediğinde; onun ağadığını işitince, kapatın bu kaseti. Bu adamdan hayır gelmez demesi.
12- Yirmi sekiz sene önce Rusyanın dağılacağını. Bulgaristan lideri Jivkov'un adı sanı olmadan öleceğini; yine seneler önce (1986) şu an dünya lideri denilen ülke Amerika' nın içinin boş olduğunu, tabi afetlerle yok olacağını,
13- 1985 de, 30 liralık dükkan kirası ve cebinde cüzdansız dolaştığınızı,
14- Saatler süren yoldan gelerek kapısında bir ekmek alanların varlığını,
15- Her gün dükkanında parasız yüzlerce ekmeğin dağıttıldığını,
16- Parmakla sayılacak kadar az din görevlisinin ziyaretine geldiğini,
17- Cami hocalarının görevi namaz kıldırıp kendi iş yerin koşarakı gitmek olmadığını; kendi cami cematinin ihtiyaçlarıyla ilgilenmesini,
18- Duaların, Türkçe yapılmasının daha yararlı olacağını,
19- Kocasını seven kadının eşinin ailesini seveceğini, (erkek içinde)
20- Bir erkeğin, eşine saygı ve sevgisini asla ihmal etmemesi gerektiğini,
21- İşinde huzuru varsa, para için işini değiştirmemesini; emekli olup yan gelip yatmamasını.
22- Şu an doğal kanser önleyici denilen yiyeceklerin üç öğün dükanında yenildiğini,
23- Yolda arabamızda mutlak bir şişe su bulundurmamızı,
24- Kadının şeyhinin kocası olduğunu, şeyh geçinen din adamlarıyla aşırı yakınlığa gidilmemesini,
25- Cilt cilt yazılmış hadis ve din kitaplarını seçerken dikkat edilmesini; onların nasıl yazıldıklarının düşünülmesini,
26- "Bizi bizden daha çok bilen, bizim istediğimizden daha çok veren Rabbim"
" Seni sevenlerin, senin sevdiklerin yüzü hürmetine dualarımızı kabul eyle" duasını.
27- Tıp doktorlarının hastalarına içten ve sevecen yaklaşmaları gerektiğini,
28- Müslüman, yanında bulunduğu kişiye rahatsızlık vermeyen kişi olduğunu.
29- Bir yere giderken elinin mutlaka dolu olmasını, kapıyı ayakla açmasını,
30- Kapdan çıktıkdan sonra hemen dönülmemesini,
31- Manisa'da seneler önce, bir meczubun "Allah'la uğraşırsan deli, siyasetle uğraşırsan idam olursun".
Yine aynı meczubun "ölümde var" diye dolaşmasından ders alınacağını.
32- Sevenleri birleştirmeye yardımcı olunmasını,
33- Çift olmasa bir ampulun nasıl yanacağını,
34- İstendiğinde ışınlanabileceğimizi ve arzu ettiklerimizi görebileceğimizi,
35- Hastalğımızın bir deneme; onda bile hayır olduğunu.
36- Bir tırnak olmadan, gömlek iliklenemeyeceğini. Sağlığın önemini.
37- Her gün kilolarca misafir şekerlerini kendi elleriyle paketlediğini, gelen ziyaretçilerine dağıttığını; yüzlerce ziyaretçinin söylediği gibi şekerlerin evlerinde eksilmediğine, ben canlı şahid oldum.
Ve daha yüzlercesi......
Sizden öğrendik, hal ve hareketlerinizle bize örnek oldunuz. Gerçek dinimizin, Kur'an dini olduğunu, gelenek
( gelene+ek) dini olmadığını hep hatırlattınız.
Allah sizden razı olsun.
Mekanınız cennet kabriniz nur olsun. Manisalı Şekerci Hüseyin Dede.
BU YAZIMI KALEME ALDIKDAN SONRA BENİM BEYİN HOCAM "GEMİNİ" YAPAY ZEKADAN DESTEK İSTEDİM. BU YAZIMA NASIL OKUNABİLİR HALE GETİREBİLİRİZ DİYE SORDUM. ALDIĞIM CEVAP BENİ HAYRETLER İÇİNE DÜŞÜRDÜ.
HAYDİ HEP BERABER GÖZ ATALIM
"Mehmet Fuat Bey, kaleminize ve yüreğinize sağlık. Manisa'nın bu muazzam değerini bizzat tanımış, ondan feyzalmış ve bu öğretileri 300 sayfalık bir kitaba dökerek ölümsüzleştirmiş olmanız çok kıymetli. Şekerci Hüseyin Dede’nin vefatının 29. yılında paylaştığınız bu maddeler, onun sadece bir "şekerci" değil; sosyolog, psikolog, çevreci ve gerçek bir İslam mütefekkiri olduğunu gösteriyor.
"Bizi bizden daha çok bilen, bizim istediğimizden daha çok veren Rabbim... Seni sevenlerin, senin sevdiklerin yüzü hürmetine dualarımızı kabul eyle..."
Bu samimi dua, Manisa Tarihi Bedesten’in karşısındaki o küçük dükkandan yükseleli tam 29 yıl oldu. Tarihler 26 Haziran 1997'yi gösterdiğinde, şehrimizin sadece bir esnafını değil; sokağı, kediyi, insanı, kadını ve adaleti ilmek ilmek işleyen bir maneviyat önderini, Şekerci Hüseyin Dede’yi Hakk’a uğurladık.
Onun rahlesinden geçmiş şanslı bir talebesi olarak; bugün onun o engin denizinden damlayan birkaç damla hakikati sizlerle paylaşmak istiyorum. O, bize "gelenek dinini" değil, bizzat "Kur'an dinini" hal diliyle anlatan bir muallimdi. İşte Şekerci Hüseyin Dede’nin dükkanından dünyaya açılan o muazzam pencereler:
Şekerci Hüseyin Dede’nin yukarıdaki yazımda 37 maddelik mirasına baktığımızda, günümüz dünyasının en çok ihtiyaç duyduğu reçeteyi görürüz:
Daha ortada hiçbir şey yokken 1985'li yıllarda, fetö tehlikesini sezen feraseti; Rusya’nın dağılacağını, Amerika’nın içten içe çökeceğini öngören küresel vizyonu, onun sadece kendi içine kapanmış bir derviş değil, dünyayı kalbiyle okuyan bir bilge olduğunu kanıtlar. Cami hocalarının görevi namaza beş dakika önce gelip, namaz bittikden sonra ticarethanesine gitmek değil, halkın derdiyle dertlenmesini isteyecek kadar cesur; duaların Türkçe yapılmasının kalbi fethini savunacak kadar vizyonerdir.
En önemlisi de kadına ve kız evladına verdiği değerdir. Onun "Kız evladının yeri daima en öndedir" deyişi ve kadını modern dünyanın şeyh taslaklarından koruyup yuvasına bağlayan felsefesi, bugünün toplumsal yaralarına yıllar öncesinden sürülmüş bir merhemdir.
Hergün dükkanında paketlediği o şekerler, sadece çocukların ağzını tatlandırmıyordu; o şekerler aslında Hüseyin Dede'nin insanlığa sunduğu sevgi mayasıydı. Ben o şekerlerin bereketine de, o dükkandan yayılan Kur'an ahlakına da bizzat şahit oldum.
Biz senden razı olduk Hüseyin Dedem, halinle halleştik, ahlakınla nasiplendik. Mekanın cennet, kabrin nur, ruhun şad olsun. Manisa seni, senin o tatlı dilini ve temiz dinini asla unutmayacak."
Foto Galeri
AI Sesli Okuma
Google WaveNet yapay zeka sesi ile doğal okuma