Ana Sayfa / Yazarlar / Nazım Turan & ANKARA’DA NATO (2) Bir Fotoğraf Karesi, Bin Mesaj

Nazım Turan & ANKARA’DA NATO (2) Bir Fotoğraf Karesi, Bin Mesaj

11 Temmuz 2026 13:38
Nazım Turan & ANKARA’DA NATO (2) Bir Fotoğraf Karesi, Bin Mesaj
Tahmini okuma süresi: 0 dakika

Dil Seçin

Haberi Rumence okuyun

Dünkü yazımda Ankara’nın NATO Zirvesi’ne nasıl hazırlandığını ve Türkiye’nin ev sahipliğini anlatmıştım.

Bugün biraz farklı bakalım.

Çünkü bazen bir zirvenin en önemli mesajları kürsüden değil, kameraların objektifinden verilir.

Aile fotoğrafı çekimi başladı…

Ben de ekrana biraz daha dikkatli bakmaya başladım.

İlk dikkatimi çeken isim Emmanuel Macron oldu.

Güneş gözlüğüyle adeta NATO Zirvesi’ne değil, Cannes Film Festivali’ne gelmiş gibiydi.

Sonra Giorgia Meloni…

Trump’ın bulunduğu tarafa karşı mesafeli tavırları dikkat çekiyordu.

Buna karşılık Cumhurbaşkanı Erdoğan’la sohbet ederken çok daha rahat ve samimi görünüyordu.

Donald Trump ise bambaşka bir dünyadaydı.

Sanki “Fotoğraf çekilsin de işimize bakalım.” der gibiydi.

NATO Genel Sekreteri Mark Rutte’nin, Arnavutluk Başbakanı Edi Rama’nın beyaz spor ayakkabılarını göstererek yaptığı espriye bile doğru dürüst tepki vermedi.

Belki de zirvenin en renkli ismi Edi Rama’ydı.

İki metreyi aşan boyu zaten başlı başına dikkat çekiyordu.

Takım elbisenin altına giydiği bembeyaz spor ayakkabılar ise zirvenin en çok konuşulan ayrıntılarından biri oldu.

Macron ve diğer bazı liderler Rama’nın yanında gerçekten kısa kaldılar.

Rama da bunu fırsata çevirdi.

Gülümseyerek, “İsterseniz bir basamak aşağı ineyim.” dedi.

Salonda gülüşmeler oldu.

İşte diplomasi bazen tam da böyle bir şey…

Bir espri…

Bir tebessüm…

Bir bakış…

Saatler süren konuşmalardan daha fazla akılda kalabiliyor.

Bir başka dikkatimi çeken isim ise Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis oldu.

Yanlış anlamayın…

Siyasi duruşundan değil…

Yürüyüşünden bahsediyorum.

Bir an ekrana bakınca, eski Kemal Sunal filmlerindeki mahalle kabadayısını canlandıran karakterlerin o kendinden emin, omuzları hafif geride yürüyüşü geldi aklıma.

İnsanın ister istemez yüzü gülümsüyor.

Diplomasi bazen çok ciddi…

Bazen de yönetmeni olmayan bir komedi filmi gibi.

Tabii bütün bunlar işin görünen tarafıydı.

Bir de görünmeyen tarafı vardı.

Liderlerin birbirlerine nasıl baktıkları…

Kimin kime mesafeli durduğu…

Kimin kimi özellikle selamladığı…

Kimin kimi görmezden geldiği…

Uluslararası ilişkilerde beden dili bazen ortak bildirilerden daha çok şey anlatır.

Bu zirvede de öyle oldu.

Kimileri objektiflere sadece fotoğraf verdi.

Kimileri ise sessiz mesajlar…

Benim dikkatimi çeken bir başka konu da şuydu…

Dünyanın en güçlü askerî ittifakının liderleri aynı karedeydi.

Ama o kareye baktığınızda herkesin aynı şeyi düşündüğünü söylemek mümkün değildi.

Kimisinin aklında Rusya vardı.

Kimisinin Çin.

Kimisinin ekonomi.

Kimisinin seçimler.

Kimisinin de sadece bir sonraki görüşme…

İşte bu yüzden aile fotoğrafı bana göre zirvenin en samimi anıydı.

Çünkü orada protokol vardı ama aynı zamanda doğallık da vardı.

Ve doğallık bazen en büyük gerçeği ortaya çıkarır.

Yarın:

ANKARA’DA NATO (3)

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Avrupa’ya verdiği mesaj…

 

Paylaş:

AI Sesli Okuma

Google WaveNet yapay zeka sesi ile doğal okuma

Premium

İlgili Haberler

Yorumlar

Yorum Yaz