Ana Sayfa / Yazarlar / Nazım Turan & Belediyeciliğin Gerçek Sınavı

Nazım Turan & Belediyeciliğin Gerçek Sınavı

6 Temmuz 2026 08:30
Nazım Turan & Belediyeciliğin Gerçek Sınavı
Tahmini okuma süresi: 0 dakika

Dil Seçin

Haberi Rumence okuyun

Değerli okuyucular,

Dünya değişiyor. İklimler değişiyor. Artık kışın ortasında baharı, yazın ortasında ise fırtınaları ve birkaç saat içinde bir aylık yağışları yaşayabiliyoruz. Bilim insanları yıllardır iklim değişikliğinin şehirlerimizi daha sık ve daha şiddetli doğa olaylarıyla karşı karşıya bırakacağını söylüyor.

Geçtiğimiz hafta Bükreş’te bunu hep birlikte yaşadık.

Kısa sürede bastıran şiddetli yağmur; ağaçları devirdi, kanalizasyonları taşırdı, yolları göle çevirdi. Özellikle birçok binanın giriş ve bodrum katlarını su bastı, insanlar yılların emeği olan eşyalarını kurtarmaya çalıştı. Metro istasyonlarını su bastığı için bazı hatlarda seferler aksadı, toplu taşıma saatlerce durma noktasına geldi, otobüs ve tramvaylar çalışamadı. Trafik kilitlendi, şehir adeta nefes alamaz hâle geldi.

Ben de yaşanan bu olaylardan sonra bu yazıyı kaleme almak istedim. Çünkü sadece şiddetli bir yağmur yaşamadık; aynı zamanda yaşadığımız şehrin güçlü ve zayıf yönlerini de gördük.

Bu yazı birilerini suçlamak için değil, hep birlikte düşünmek için yazıldı. Belki ilgili kurumlara ulaşır, belki ulaşmaz. Ama sorunları konuşmak, paylaşmak ve görünür kılmak da çözümün ilk adımıdır. Psikolojide de böyledir; konuşulmayan sorun büyür, konuşulan sorun ise çözüm aramaya başlar.

Tam da bu nedenle bugün biraz belediyeciliğin ne olduğundan söz etmek istiyorum.

Belediyeler, insanların ortak yaşamını düzenlemek için kurulmuş kurumlardır. Görevleri sadece çiçek dikmek, kaldırımları yenilemek ya da meydanları güzelleştirmek değildir. Asıl görevleri; güvenli altyapı oluşturmak, sel ve taşkın risklerini azaltmak, kanalizasyon sistemlerini çalışır durumda tutmak, ağaçların bakımını yapmak, yolları güvenli hâle getirmek ve vatandaşın günlük yaşamını kesintisiz sürdürebilmesini sağlamaktır.

Çünkü vatandaş belediyeyi güneşli bir günde değil, en zor günde hatırlar.

Birkaç gün önce Bükreş’ten Bulgaristan’a doğru yola çıkarken şehir içinde dikkatimi çeken başka bir manzara da vardı.

Kaldırımlar boyunca araçların park etmesini engellemek için neredeyse birer metre arayla yerleştirilmiş beton bariyerler… Büyük dekoratif saksılar… Peyzaj düzenlemeleri… Şehir mobilyaları…

Elbette bunların hepsi önemlidir. Estetik, modern şehirlerin vazgeçilmez bir parçasıdır.

Ancak insan ister istemez şu soruyu soruyor:

Kamu kaynakları gerçekten öncelikli ihtiyaçlara mı harcanıyor, yoksa daha çok göze görünen işlere mi?

Çünkü yağmur yağmaya başladığında insanı kurtaran şey beton saksılar değildir. Şehri yaşanabilir kılan; sağlam kanalizasyon altyapısı, düzenli bakım gören ağaçlar, doğru planlanmış yağmur suyu tahliye sistemleri ve olası afetlere hazırlıklı bir belediyeciliktir.

Bugün sadece Bükreş’in değil, dünyanın birçok kentinin en büyük sınavı iklim değişikliğidir. Böyle bir dönemde belediyelerin başarısı; kaç meydan yaptıklarıyla değil, kaç evi selden koruduklarıyla, kaç ağacın devrilmesini önledikleriyle, kaç vatandaşın hayatını kolaylaştırabildikleriyle ölçülecektir.

Siyasete, polemiklere ve makam mücadelelerine ayırdığımız zamanın birazını da yaşadığımız şehirlere ayırabilsek, belki de her kuvvetli yağmurdan sonra aynı manzaraları yaşamayacağız.

Bir insana para verirseniz karakterini test edersiniz.

Bir insana makam verirseniz vicdanını…

Çünkü makam insanı değiştirmez; sadece içindeki anlayışı büyütür.

Görev süresi sona erdiğinde geriye büyük tabelalar, gösterişli projeler ya da pahalı şehir mobilyaları kalmaz. İnsanların hafızasında kalan tek şey, o yetkinin nasıl kullanıldığıdır.

Belki de iyi bir belediye başkanının başarısı yaptığı harcamalarla değil, yapmadığı gereksiz harcamalarla ve önlediği felaketlerle ölçülmelidir.

Çünkü gerçek belediyecilik; şehri daha gösterişli yapmak değil, daha güvenli, daha dayanıklı ve daha yaşanabilir hâle getirmektir.

Ve unutmayalım; bir şehrin kalitesi, güneşli günlerde nasıl göründüğüyle değil, en şiddetli yağmurda vatandaşını ne kadar koruyabildiğiyle ölçülür.

 

Foto Galeri

Paylaş:

AI Sesli Okuma

Google WaveNet yapay zeka sesi ile doğal okuma

Premium

İlgili Haberler

Yorumlar

Yorum Yaz