Ana Sayfa / Yazarlar / Nazım Turan & Çarşıdan Ekrana: Madrabaz Değişti mi?

Nazım Turan & Çarşıdan Ekrana: Madrabaz Değişti mi?

6 Eylül 2026 13:40
Nazım Turan & Çarşıdan Ekrana: Madrabaz Değişti mi?
Tahmini okuma süresi: 0 dakika

Dil Seçin

Haberi Rumence okuyun

Geçenlerde sosyal medyada Romence bir videoya denk geldim. Tanıdık bir kelime dikkatimi çekti: matrapazlâc.

Kelime kulağıma hiç yabancı gelmedi. Bizim “madrabazlık” Romenceye geçmiş, orada da yaşamaya devam etmişti. Söylenişi biraz değişmiş ama anlamı pek değişmemişti.

Eskiden madrabaz, köylüden hayvan, balık, sebze ve meyve alıp şehirde satan aracıya denirdi. Başlangıçta kelimenin kötü bir anlamı yoktu. Üreticinin her zaman arabası, deposu veya şehir pazarına ulaşacak imkânı bulunmuyordu. Madrabaz, malı köyden alıp pazara götüren kişiydi.

Fakat bazıları üreticinin malını ucuza kapatıp bekletmeye, sonra da yüksek fiyatla satmaya başlayınca kelimenin anlamı bozuldu. Madrabaz artık yalnızca bir tüccarı değil; hile yapan, fırsat kollayan ve başkasının sıkıntısından kazanç sağlayan kişiyi anlatıyordu.

Hikâyenin Romanya tarafı daha da ilginç.

1776 yılında bugünkü anlamıyla birleşmiş bir Romanya devleti henüz yoktu. Eflak ve Boğdan ayrı prensliklerdi. Osmanlı’nın nüfuzu altındaydılar ancak kendi yöneticileri ve iç düzenleri bulunuyordu.

O yıllarda Boğdan’ın başında Prens Grigore III Ghica vardı. Dönemin kayıtlarında aracılara matrapazi, yaptıkları işe de matrapazlâc denildiğini görüyoruz. Üreticiyle halkın arasına girerek fiyatları yükselten bu kişilere karşı 1776’da bir karar çıkarılmış; köylülerin ürünlerini kendilerinin satması istenmişti.

Aradan iki yüz elli yıl geçti ama mesele pek değişmedi.

Bugün Türkiye’de çiftçi ürününü ucuza sattığından, tüketici ise aynı ürünü markette birkaç kat pahalı aldığından yakınıyor. Devlet depoları denetliyor, stokçuluk ve fahiş fiyat gerekçesiyle cezalar kesiyor. Bir taraftan da Tarım Kredi Kooperatif Marketleri aracılığıyla üreticiden tüketiciye daha kısa bir yol kurmaya çalışıyor.

Bu kooperatifçilik anlayışının kökleri, Mithat Paşa’nın 1863’te kurduğu Memleket Sandıklarına kadar uzanıyor. Fikir güzel: Çiftçinin malını daha az aracıyla ve uygun fiyatla halka ulaştırmak. Fakat nakliye, depolama, işçilik, kira ve enerji giderleri ortadan kalkmayınca Tarım Kredi’deki birçok fiyat da özel marketlere yaklaştı. Kısacası yalnızca aracı sayısını azaltmak sorunu çözmeye yetmedi.

Böyle bakınca 1776 Boğdan’ı ile bugünün Türkiye’si aynı sorunun cevabını arıyor: Üreticinin hakkını korurken tüketiciye uygun fiyatlı ürünü nasıl ulaştıracağız?

Peki madrabaz değişti mi?

Kıyafeti, dükkânı ve kullandığı araçlar değişti. Çarşıdan markete, marketten telefon ekranına taşındı. Fakat özü aynı kaldı: Başkasının bilgisizliğinden, çaresizliğinden veya aceleciliğinden kazanç sağlamak.

Demek ki iki yüz elli yılda pazarlar değişmiş, teknoloji ilerlemiş ama madrabaz hâlâ aramızda.

Sadece artık elinde terazi yerine cep telefonu var.

 

Foto Galeri

Paylaş:

AI Sesli Okuma

Google WaveNet yapay zeka sesi ile doğal okuma

Premium

İlgili Haberler

Yorumlar

Yorum Yaz