Nazım Turan & Fareler

Dil Seçin
Haberi Rumence okuyun
Bir zamanlar zengin ve kurnaz bir çiftçi vardı.
Büyük tarlaları, ambarları ve sürüleri vardı. Ama bir sorunu da vardı:
Fareler…
Yıllardır tarlasını basıyor, ürünlerini kemiriyor, düzenini bozuyorlardı. Ne tuzak işe yarıyordu ne zehir… Fareler çoğalıyor, her yere yayılıyordu.
Bir gün farklı bir yöntem düşündü.
Büyük bir domuz kesti ve eski, derin kuyunun içine attı.
Kokuyu alan fareler akın akın kuyuya inmeye başladı. Önce birkaç tanesi… sonra onlarcası… derken yüzlercesi kuyunun dibinde toplandı. Önlerinde bedava bir şölen vardı. Kimse kuyunun ne kadar derin olduğunu düşünmedi. Çünkü tok olan akıl, çoğu zaman tehlikeyi görmezdi.
Günler geçti.
Et azaldı.
Sessizlik bozuldu.
Fareler önce homurdanmaya başladı. Sonra birbirlerini suçladılar. Ardından kavga başladı.
Açlık büyüdükçe öfke büyüdü.
Öfke büyüdükçe vicdan küçüldü.
Ve bir süre sonra fareler, domuzu değil birbirlerini yok etmeye başladılar.
Kuyunun dibinde artık sadece diş sesleri vardı.
Fareler birbirlerini tüketmeye devam etti… ta ki kuyuda yalnızca tek bir fare kalıncaya kadar.
Son kalan farenin gözleri kan çanağı gibiydi.
Merhameti kalmamıştı.
Hayatta kalabilmek için her şeyi yapmayı öğrenmişti.
İşte o zaman kuyunun başında bekleyenler ipi aşağı sarkıttı
ve o fareyi yukarı çıkardı.
Çünkü artık o fare tehlikeli değil, faydalıydı.
Artık o, menfaati için her şeyi meşru görebilen, korkuyla yön değiştirip güce yaklaşabilen bir yaratığa dönüşmüştü.
Böyleleri her zaman işe yarar.
Çünkü bazı dönemlerde toplumlar da kuyulara çevrilir.
İnsanlar önce korkuyla susturulur, sonra öfkeyle birbirine düşürülür. Dün aynı sofrada oturanlar, ertesi gün birbirinin boğazına sarılır.
Ve en sonunda kuyudan hep aynı tip insanlar çıkar:
Vicdanını kaybetmiş, güce yakın olmak için dostunu harcayabilen, kendi çıkarı uğruna her şeyi savunabilen insanlar…
Asıl tehlike de budur zaten.
Çünkü bir toplum çökmeye başladığında, onu dışarıdan gelen düşmanlar değil;
çıkarı uğruna her renge girebilen, güce yaklaşmak için dün savunduğunu bugün inkâr edebilen insanlar çürütür.
Ve en tehlikelileri de, bunu yaparken hâlâ kendilerini haklı sananlardır.
AI Sesli Okuma
Google WaveNet yapay zeka sesi ile doğal okuma