Ana Sayfa / Yazarlar / Nazım Turan & Hayatı Erteleyenler Ülkesi

Nazım Turan & Hayatı Erteleyenler Ülkesi

17 Temmuz 2026 10:11
Nazım Turan & Hayatı Erteleyenler Ülkesi
Tahmini okuma süresi: 0 dakika

Dil Seçin

Haberi Rumence okuyun

Geçenlerde bir iş insanı arkadaşımla sohbet ettim.

Yaklaşık otuz yıldır çalışıyor. Yokluk görmüş, mücadele etmiş, işini sıfırdan kurmuş, çocuklarını okutmuş, ailesi için gecesini gündüzüne katmış.

Sohbet ilerledikçe konu hep yapılacak işlere, ödenecek hesaplara, yatırımlara ve çocukların geleceğine geldi.

Bir ara sordum:

“Son olarak ne zaman sadece kendin için bir şey yaptın?”

Bir an durdu.

Düşündü.

Net bir cevap veremedi.

Aslında bu sadece onun hikâyesi değil; bizim hikâyemiz.

Önce okul…

Sonra iş…

Sonra ev…

Sonra çocuklar…

Sonra onların geleceği…

Derken yıllar geçiyor. Bir gün aynaya bakıyoruz; saçlar beyazlamış, çocuklar büyümüş, zaman ise sessizce akıp gitmiş.

Bazen düşünüyorum…

Bizim nesil hayatı yaşamaktan çok, hayata hazırlanarak ömür geçirdi.

“Biraz daha çalışayım…”

“Biraz daha kazanayım…”

“Şu işi de bitireyim…”

“Çocuklar bir büyüsün…”

Derken en güzel yıllarımız sessizce geçip gitti.

Bunu uzun yıllardır Romanya’da yaşayan biri olarak daha net görüyorum.

Romen dostlarıma baktığımda çalışmayı gerçekten çok ciddiye aldıklarını görüyorum. Ama iş bittiğinde hayatı da ertelemiyorlar. Hafta sonu aileleriyle denize gidiyorlar, dağlara çıkıyorlar, kısa bir tatil planlıyorlar ya da sadece sevdikleriyle aynı sofranın etrafında uzun uzun vakit geçiriyorlar.

Belki de bu yüzden hayatın içinde daha çok anı biriktiriyorlar.

Sanırım bizim de onlardan öğrenebileceğimiz en güzel şeylerden biri bu.

Çalışacağız…

Üreteceğiz…

Kazanacağız…

Ama yaşamayı da ertelemeyeceğiz.

Çünkü hayat, çoğu zaman büyük başarıların içinde değil; sevdiklerimizle paylaştığımız küçük anların içinde saklı.

Hazır yaz gelmişken size küçük bir tavsiyem var…

Alın sevdiklerinizi…

Sevdiğiniz insanı…

Ailenizi…

Belki de sadece kendinizi…

Çıkın birkaç günlüğüne uzaklaşın.

Denizin tuzlu ve masmavi sularına bırakın kendinizi.

Yeni yerler görün.

Bol bol yürüyün.

Güneşin batışını seyredin.

Uzun zamandır ertelediğiniz sohbetleri yapın.

Telefonlar biraz susabilir.

Mailler birkaç saat sonra da okunabilir.

İnanın, dünya siz iki üç gün yoksunuz diye durmayacak.

Ama siz, o iki üç gün sayesinde kendinizi yeniden bulabilirsiniz.

Bazen en iyi yatırım yeni bir işe değil, kendinize yaptığınız yatırımdır.

Ben de şu an kısa bir tatildeyim.

Telefonum hâlâ yanımda.

İşler yine beni bekliyor.

Ama birkaç günlüğüne kendime vakit ayırmanın ne kadar doğru bir karar olduğunu her geçen gün daha iyi anlıyorum.

Siz de ertelemeyin.

Çünkü hayat, bir gün yaşayacağımız bir şey değil…

Tam da bugün yaşadığımız şeydir.

 

Paylaş:

AI Sesli Okuma

Google WaveNet yapay zeka sesi ile doğal okuma

Premium

İlgili Haberler

Yorumlar

Yorum Yaz