Ana Sayfa / Yazarlar / Nazım Turan & Her Tartışma Kazanılmaya Değer Değildir

Nazım Turan & Her Tartışma Kazanılmaya Değer Değildir

22 Haziran 2026 10:19
Nazım Turan & Her Tartışma Kazanılmaya Değer Değildir
Tahmini okuma süresi: 0 dakika

Dil Seçin

Haberi Rumence okuyun

Bazen kendi kendime kızıyorum.

Yaşımın, tecrübemin ve gördüğüm onca şeyin ardından hâlâ bazı gereksiz tartışmaların içine çekilebildiğimi fark ediyorum.

Aslında hepimiz zaman zaman aynı hatayı yapıyoruz.

Siyasette, futbolda, sosyal medyada, arkadaş ortamlarında…

Bir gerçeği anlatmaya çalışıyoruz. Bir konuyu açıklığa kavuşturmak istiyoruz. Karşımızdakinin de bizim gibi anlamaya çalıştığını düşünüyoruz.

Oysa zamanla şunu fark ediyorsunuz:

Herkes sizi anlayabilecek derinlikte değil.

Çünkü insanlar başkalarını ancak kendileriyle ne kadar yüzleşmişlerse o kadar anlayabiliyor.

Kimi insanın amacı gerçeği bulmak değildir. Kimi insanın amacı haklı çıkmaktır. Kimi insanın amacı ise sadece tartışmaktır.

Geçtiğimiz günlerde bir arkadaş grubunda basit bir konuda bilgi almak için soru sordum. Cevabımı aldım. Konu benim açımdan kapanmıştı. Fakat birileri sanki fırsat bekliyormuş gibi devreye girdi. Bilgi paylaşımı olması gereken ortam bir anda polemiğe dönüştü.

O an aklıma eski bir söz geldi:

“Kurtla eşek tartışmış, aslan cezayı kurda vermiş. Haksız olduğu için değil, eşekle muhatap olduğu için.”

İlk duyulduğunda sert gelebilir. Ama aslında anlatmak istediği şey çok basit:

Bazı tartışmaların kazananı olmaz.

Ne kadar haklı olursanız olun, karşınızdaki insanın anlamak gibi bir niyeti yoksa sadece zamanınızı, enerjinizi ve huzurunuzu kaybedersiniz.

Filozof Marcus Aurelius’un şu sözü de tam olarak bunu anlatıyor:

“İlk karşına çıkanla tartışma. Yalnızca anlama yetisine sahip olduğunu düşündüğün kişilerle tartış; nedenlere ve gerekçelere dayanarak konuşabilenlerle, gerçeğe değer verenlerle…”

Ve ardından çok daha güçlü bir cümle kuruyor:

“İyi bir adamın ne olması gerektiği konusunda daha fazla zaman harcayarak tartışmayı bırak. Öyle biri ol.”

Belki de yaş aldıkça öğrenmemiz gereken en önemli ders budur.

Herkese kendimizi anlatmak zorunda değiliz.

Herkesi ikna etmek zorunda değiliz.

Her yanlışa cevap vermek zorunda değiliz.

Bazen en büyük olgunluk, son sözü söylemek değil; susup yoluna devam edebilmektir.

Çünkü huzur, çoğu zaman haklı çıkmaktan daha değerlidir.

 

Paylaş:

AI Sesli Okuma

Google WaveNet yapay zeka sesi ile doğal okuma

Premium

İlgili Haberler

Yorumlar

Yorum Yaz