Ana Sayfa / Yazarlar / Nazım Turan & Siyasetin Borsa Değeri

Nazım Turan & Siyasetin Borsa Değeri

26 Haziran 2026 20:23
 Nazım Turan & Siyasetin Borsa Değeri
Tahmini okuma süresi: 0 dakika

Dil Seçin

Haberi Rumence okuyun

George Bernard Shaw’a atfedilen meşhur bir hikâye vardır.

Bir davette yanına oturduğu zarif bir hanımefendiye sorar:

“Bir milyon sterlin karşılığında benimle bir gece geçirir miydiniz?”

Kadın kısa bir tereddüdün ardından gülümseyerek “Evet.” der.

Shaw bu kez soruyu değiştirir:

“Peki ya on sterlin?”

Kadın öfkeyle ayağa kalkar:

“Sen beni ne sanıyorsun?”

Shaw’ın cevabı tarihe geçer:

“Hanımefendi, sizin ne olduğunuzu zaten öğrendik. Şimdi sadece fiyatı konuşuyoruz.”

Bugün bu hikâyeyi neden hatırladım biliyor musunuz?

Çünkü artık siyasette de mesele fikir, ilke, dava ya da ideoloji olmaktan çıktı. Kimsenin ne olduğu tartışılmıyor; sadece hangi fiyata, hangi makam karşılığında, hangi koltuğa oturacağı pazarlık ediliyor.

Bir bakıyorsunuz hükümet kurmak için muhalefetten milletvekili transfer ediliyor.

Bir bakıyorsunuz dün en ağır sözleri söylediği partinin kapısından bugün alkışlarla içeri giriyor.

Bir başkası sabah muhalif, akşam iktidar ortağı oluyor.

Eskiden buna siyasi görüş değişikliği denirdi.

Bugün ise adına “strateji” diyorlar.

Sanki bir sebze hali kurulmuş…

Milletvekilleri tezgâhta.

Belediye başkanları vitrinde.

Partiler ise açık artırmada.

Fiyat veren alıyor.

İdeoloji deseniz lastik gibi…

İlkeli duruş deseniz mevsimlik.

Lider sadakati ise seçim sonuçlarına kadar geçerli.

Artık siyaset bir maraton değil, buz pisti.

Herkes ayağına patenlerini takmış.

Bir oraya kayıyor, bir buraya…

Kimin kucağına düşerse artık.

Sonra da çıkıp millete “istikrar”, “ahlak”, “duruş”, “millet iradesi” anlatıyorlar.

Belki de en komik tarafı bu.

Çünkü bu tablo sadece yaşadığımız ülkeye özgü değil.

Doğduğumuz ülkede de benzerini görüyoruz.

Dünyanın birçok yerinde siyaset, fikir üretme sanatı olmaktan çıkıp koltuk mühendisliğine dönüşmüş durumda.

İnsan ister istemez düşünüyor…

Acaba seçmen sandığa oy vermeye mi gidiyor, yoksa birkaç ay sonra hangi vekilin hangi partiye transfer olacağını tahmin etmeye mi?

Galiba artık siyasetin en güçlü ideolojisi “kazanan tarafta olmak.”

Gerisi ise sadece fiyat listesi.

Paylaş:

AI Sesli Okuma

Google WaveNet yapay zeka sesi ile doğal okuma

Premium

İlgili Haberler

Yorumlar

Yorum Yaz