Nazım Turan & SİYASETTE ŞAH ÇEKİLDİ, PEKİ EKONOMİDE?

Dil Seçin
Haberi Rumence okuyun
Romanya’da epey bir aradan, türlü denemelerden ve uzun pazarlıklardan sonra nihayet hükümet kuruldu. Satranç tahtasında piyonlar öne sürüldü, kaleler kaybedildi ve sonunda “şah” denilerek siyasi oyunda bir noktaya gelindi.
Gelindi gelinmesine de… Sular gerçekten duruldu mu?
Gelin, şöyle bir göz atalım.
Romanya’nın bugün en önemli sorunu ne göçmenler ne de işsizlik. Şükürler olsun, gündeminde insanların birikimlerini yutan “fon” skandalları da yok. Asıl mesele, ekonomi yönetimi.
Uzun yıllardır Romanya’da iş yapan, piyasaları yakından takip eden ve her gün esnafla, iş dünyasıyla temas hâlinde olan bir Türk iş insanı olarak ekonominin giderek daraldığını görüyorum. Bunu anlamak için yalnızca raporlara bakmak gerekmiyor. Azalan siparişler, geciken tahsilatlar ve ertelenen yatırımlar da konuşuyor.
Rakamlar ise meselenin büyüklüğünü gösteriyor. Romanya’nın 2026 bütçesinde yıllık faiz giderlerinin 50,5 milyar leyden 60,8 milyar leye çıkacağı öngörülüyor. Yaklaşık 10,3 milyar ley, yani yüzde 20 artış! Üretime, eğitime veya sağlığa ayrılabilecek önemli bir kaynak, borcun faizine gidiyor.
Komşularla karşılaştırma da düşündürücü. Ekonomist Radu Georgescu’nun değerlendirmesine göre, Romanya’nın avro cinsinden 10 yıllık devlet tahvillerindeki risk primi; Bulgaristan, Macaristan ve Polonya’nın yaklaşık üç katı, Sırbistan’ın ise yüzde 30 üzerinde. Aynı değerlendirmede Romanya’nın Avrupa’daki en yüksek risk primini ödediği belirtiliyor.
Burada küçük ama önemli bir ayrım var: Karşılaştırılan toplam faiz değil, Almanya’nın borçlanma faizinin üzerine eklenen risk bedeli.
Daha sade söyleyelim: Borç verenler, Romanya’ya para vermek için daha yüksek bir güvence bedeli istiyor. Güvenin eksik kaldığı yerde, faturayı faiz tamamlıyor.
Peki, Romanya bu ekonomik mücadeleyi nasıl bir kadroyla yürütüyor?
Cumhurbaşkanı Nicușor Dan matematikçi. Başbakan Luca Niculescu, gazetecilikten diplomasiye, oradan hükümetin başına uzanan bir geçmişe sahip. Maliye Bakanı Alexandru Nazare’nin eğitimi ise ekonomi değil, siyaset bilimi ve kamu yönetimi alanında.
Amerika’da Hazine Bakanı Scott Bessent’in arkasında 40 yılı aşan yatırım yönetimi tecrübesi bulunuyor. Büyük fonları yönetmiş, döviz ve tahvil piyasalarında çalışmış, uluslararası finansın içinde yetişmiş bir isim.
Elbette diploma tek başına başarı getirmez. Matematikçi de gazeteci de iyi yönetici olabilir. Ancak karşı masada paranın maliyetini, yatırımın riskini ve pazarlığın ayrıntılarını meslek hayatı boyunca öğrenmiş insanlar varsa, aynı güçte bir ekonomi ekibine ihtiyaç vardır.
Romanya açısından mesele tam da budur: Siyasi dengeyi kurarken ekonomik yeterliliği ikinci plana atmamak.
İş dünyasının beklentileri de anlaşılmayacak kadar karmaşık değil. Vergiler önceden bilinsin ki yatırım hesabı yapılabilsin. Devletten alacaklar ve KDV iadeleri zamanında ödensin ki işletmeler maaşlarını, tedarikçilerini ödeyebilsin. Kamu kaynakları dikkatli kullanılsın; bütçedeki her açığın karşılığı yeni bir vergi olmasın.
İş insanlarını dinlemek, toplantıda sorunları not edip fotoğraf çektirmekle bitmez. O sorunlardan hangisinin çözüldüğünü de göstermek gerekir.
Romanya’nın üretim gücünü, insan kaynağını ve potansiyelini yıllardır yakından gören biri olarak, bu ülkenin daha iyi bir ekonomik yönetimi hak ettiğine inanıyorum. Çünkü siyasi pazarlıklarda yanlış hesabın bedelini bir parti ödeyebilir. Ekonomide yanlış hesabın bedelini ise vatandaş, esnaf ve yatırımcı birlikte öder.
Hükümetin kurulması elbette önemli. Fakat başarı, koltukların dolmasıyla değil; esnafın kasasıyla, işletmenin siparişiyle ve vatandaşın alım gücüyle ölçülecek.
Siyasette “şah” çekilmiş olabilir. Asıl maharet, ekonomide ülkeyi mat etmemektir.
AI Sesli Okuma
Google WaveNet yapay zeka sesi ile doğal okuma