Ana Sayfa / ROMANYA / Romanya’daki Türk ve Tatarların tarihi Manuk Han’da ele alındı

Romanya’daki Türk ve Tatarların tarihi Manuk Han’da ele alındı

8 Ekim 2026 18:32
Romanya’daki Türk ve Tatarların tarihi Manuk Han’da ele alındı
Tahmini okuma süresi: 0 dakika

Dil Seçin

Haberi Rumence okuyun

*Tarihçi Dr. Metin Ömer’in Romanya’daki Türk ve Tatar topluluklarının geçmişini konu alan kitabı, Bükreş’teki Manuk Han’da düzenlenen programda tanıtıldı. Etkinlikte, bu toplulukların tarihî ve kültürel mirası ile Türk-Rumen ilişkilerinin gelişimi değerlendirildi

BÜKREŞ – Tarihçi Dr. Metin Ömer’in kaleme aldığı “Turcii și tătarii din România: o scurtă istorie” (Romanya’daki Türkler ve Tatarlar: Kısa Bir Tarih) adlı eserin tanıtımı, 7 Ekim 2026’da Bükreş’in tarihî mekânlarından Manuk Han’da gerçekleştirildi.

Yunus Emre Enstitüsünün organizasyonunda, Corint Yayınevi ve Romanya Ulusal Miras Enstitüsü iş birliğiyle düzenlenen programa Manuk Han ev sahipliği yaptı. Etkinlik, 1808 yılında inşa edilen handa, 1812 Bükreş Anlaşması’nın imzalandığı salonda yapıldı.

Programa Türkiye’nin Bükreş Büyükelçisi Özgür Kıvanç Altan, TİKA Başkan Yardımcısı Yahya Coşkun, Yunus Emre Enstitüsü Romanya Koordinatörü Mustafa Yıldız, akademisyenler, tarihçiler, edebiyatçılar ve araştırmacılar katıldı. Türk ve Rumen vatandaşlar, Romanya’daki Türk ve Tatar toplumlarının mensupları ile Yunus Emre Enstitüsü kursiyerleri de etkinliği izledi.

ORTAK GEÇMİŞİN KAYIT ALTINA ALINMASI

Açış konuşmasını yapan Yunus Emre Enstitüsü Romanya Koordinatörü Mustafa Yıldız, Romanya’daki Türk ve Tatar Türkü toplumlarının yüzyıllara dayanan geçmişinin, Türkiye ile Romanya arasındaki tarihî ve kültürel bağların önemli bir parçası olduğunu söyledi.

Bu geçmişin bilimsel çalışmalarla kayıt altına alınması ve yeni nesillere aktarılması gerektiğini belirten Yıldız, Metin Ömer’in eserinin Romanya’daki Türk ve Tatar mirasının tanınmasına katkı sunduğunu ifade etti. Yıldız, Enstitünün ortak tarih ve kültürel mirasa ilişkin çalışmaları desteklemeyi ve iki ülke arasındaki ilişkileri güçlendirmeye yönelik faaliyetlerini sürdürmeyi amaçladığını kaydetti.

TARİHÇİLER TÜRK-RUMEN İLİŞKİLERİNİ DEĞERLENDİRDİ

Kitabın yazarı Dr. Metin Ömer, çalışmanın hazırlanma süreci ve tarihsel çerçevesi hakkında bilgi verdi. Romanya’daki Türk ve Tatar varlığının farklı dönemlerde siyasi ve toplumsal dönüşümler geçirdiğini belirten Ömer, kitapta bu dönüşümlerin yanı sıra toplulukların kültürel kimliklerini ve geleneklerini koruma biçimlerini de ele aldığını anlattı.

Türk ve Tatar tarihinin Romanya’nın çok kültürlü geçmişinin bir parçası olduğunu ifade eden Ömer, bu mirasın tarihsel kaynaklar ve belgeler temelinde gelecek kuşaklara aktarılmasının önemini vurguladı.

Programın panel bölümünde Prof. Dr. Silvana Rachieru, Prof. Dr. Constantin Ardeleanu ve Prof. Dr. Florin Anghel, kitaba ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Tarihçiler, Osmanlı dönemi öncesinden günümüze uzanan Türk-Rumen ilişkilerini de ele aldı.

ALTAN: İKİ ÜLKE ARASINDAKİ İNSANİ BAĞLARA KATKI SUNUYORLAR

Türkiye’nin Bükreş Büyükelçisi Özgür Kıvanç Altan, Romanya’daki Türk ve Tatar Türkü toplumlarının ülkenin tarihî, toplumsal ve kültürel dokusunda yüzyıllardır yer aldığını söyledi.

Bu toplulukların yaşattıkları dil, gelenek ve kültürel değerlerle Türkiye ile Romanya arasındaki insani bağlara katkıda bulunduğunu belirten Altan, ortak geçmişin iki ülke arasındaki dostluk ilişkilerinin dayanaklarından biri olduğunu ifade etti.

Altan, söz konusu tarihî birikimi bilimsel bir yaklaşımla inceleyen çalışmaların, ortak hafızanın korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması bakımından önem taşıdığını kaydetti.

DOBRUCA’DAN ADA-KALE’YE UZANAN TARİH

Corint Yayınevi tarafından yayımlanan ve Yunus Emre Enstitüsünün kültür ortağı olduğu eser, Romanya’daki Türk ve Tatar topluluklarının 700 yılı aşan tarihî ve kültürel yolculuğunu ele alıyor.

Kitapta, bölgedeki Türk-Tatar varlığının tarihsel arka planı Hunlar, Avarlar, Peçenekler, Uzlar ve Kumanlar üzerinden inceleniyor. Çalışma, 13. yüzyılda Sarı Saltuk ile başlayan dönemden Osmanlı hâkimiyetindeki Dobruca’ya, 1878 sonrasında yaşanan göçlerden modern döneme kadar uzanan gelişmeleri kapsıyor.

Köstence Müftülüğü, Mecidiye Müslüman Semineri, camiler ve Ada-Kale de eserde incelenen kurum ve mekânlar arasında bulunuyor. Bu başlıklar üzerinden Türk ve Tatar toplumlarının dinî, eğitimsel ve kültürel hayatına ilişkin bilgiler sunuluyor.

Manuk Han’daki buluşmada, kitabın ortaya koyduğu tarihsel çerçevenin yanı sıra Romanya’daki Türk ve Tatar topluluklarının mirasının korunması, belgelenmesi ve gelecek nesillere aktarılması konusu üzerinde duruldu.

Foto Galeri

Paylaş:

AI Sesli Okuma

Google WaveNet yapay zeka sesi ile doğal okuma

Premium

İlgili Haberler

Yorumlar

Yorum Yaz