Sait ÖZDEMİR & Kolay iyileşmiyor değer verdiğin insanların açtığı yaralar

Dil Seçin
Haberi Rumence okuyun
Bu dünyada hepimiz ayrı birer masalız aslında, “bir varmış” la başlayıp “bir yokmuş” la biten…
Mezar taşında doğum tarihi ve bir( – )çizgi ile biten ölüm tarihi yazılır.
Ölüm ve yaşam, insan varlığının birbirini tamamlayan iki önemli gerçekliğidir. Her şey o bir çizginin içinde gizlidir.
Platon, “Hayatın amacı, ölümdür” demiştir
İnsan hayatı, felsefi ve tasavvufi düşüncede sıklıkla bir "çizgi" veya "köprü" olarak tasvir edilir. Bu çizginin başlangıç noktası doğum, bitiş noktası ise ölümdür.
Bu iki kesin gerçeklik arasında geçen süre, insanın varoluşunu anlamlandırdığı, anılar biriktirdiği, sevinçler ve hüzünler yaşadığı "yaşam" sürecidir.
İnsanoğlu ne kadar büyüklenirse büyüklensin, oyun bitince şah ve piyon aynı kutuya konur. Zenginde fakirde iki metrelik alana gömülüyor sonuçta
Yaşayıp gidiyoruz işte; bazen cümle âlemle birlikte bazen yapayalnız kendi içimizde.
Hayatımızın kalitesini hayatımızdaki insanların kalitesi belirliyor. En büyük hırsızlık kendimizden çalmaktır, cezası ömür boyu pişmanlıktır.
Kolay iyileşmiyor değer verdiğin insanların açtığı yaralar; “değer” ağırdır, taşıyabileceğinden emin olduğun kişilere vermeli.
Beklenti ve güven duygusunun yıkılması nedeniyle fiziksel yaralardan daha derin izler bırakır ve iyileşmesi zaman alır.
Lafa gelince “eş-dost” çoktur ama herkes tek başına direnir hayata.
Unutmayınız ki, insanın yaşı ne olursa olsun ağlarken hep kimsesiz bir çocuktur.
“Yaşam ince bir cam gibidir, beklenmedik bir anda kırılabilir.” Tolstoy
Kalın sağlıcakla
AI Sesli Okuma
Google WaveNet yapay zeka sesi ile doğal okuma