Ana Sayfa / ROMANYA / Tasin Gemil’den Türkoloji Enstitüsü için yönetim çağrısı

Tasin Gemil’den Türkoloji Enstitüsü için yönetim çağrısı

28 Ekim 2026 11:20
Tasin Gemil’den Türkoloji Enstitüsü için yönetim çağrısı
Tahmini okuma süresi: 0 dakika

Dil Seçin

Haberi Rumence okuyun

*Tarihçi ve eski büyükelçi Tasin Gemil, Cluj-Napoca’daki Babeș-Bolyai Üniversitesi bünyesinde faaliyet gösteren Türkoloji Enstitüsünün yönetim ve itibar sorunu yaşadığını savunarak, kurumun başına bilim dünyasında tanınan bir ismin getirilmesini istedi. Gemil, Tatar kimliğinden azınlıkların parlamentoda temsiline kadar birçok konuda değerlendirmelerde bulundu

BÜKREŞ – Romanya’nın eski milletvekillerinden, tarihçi ve diplomat Tasin Gemil, Magdalena Albu’ya verdiği söyleşide Romanya’daki Tatar toplumunun geçmişini, akademik çalışmalarını ve Türkoloji araştırmalarının karşılaştığı sorunları anlattı.

İlk olarak 2025 yılında “Dialoguri pentru Istorie” adlı kitapta yayımlanan söyleşi, 26 Ekim 2026’da Curentul Internațional’de “Tarih yollarında Romanyalı bir Tatar” başlığıyla yeniden okuyucuyla buluştu.

ENSTİTÜYE KALICI YÖNETİM TALEBİ

Gemil, Babeș-Bolyai Üniversitesi Türkoloji Enstitüsünün faaliyetlerine fiilen 2008’de, resmen ise 2009’da başladığını belirtti. Kurumun oluşturulmasında, 2 Aralık 2023’te hayatını kaybeden tarihçi Călin Felezeu’nun girişiminin ve birlikte yürüttükleri çalışmaların belirleyici olduğunu söyledi.

Aralık 2022’den bu yana enstitünün yalnızca onursal direktörü olduğunu açıklayan Gemil, kendi çekilmesi ve Felezeu’nun vefatının ardından kurumun yönetim ve itibar bakımından güçlüklerle karşılaştığını ileri sürdü.

Üniversite rektörlüğüne çözüm çağrısında bulunan Gemil, enstitünün başına bilimsel yetkinliği kabul gören bir kişinin atanmasını istedi. Gemil, geçici yönetim durumunun uzamasının hem bilimsel faaliyetlere hem de enstitü ile üniversitenin yurt içindeki ve uluslararası alandaki saygınlığına zarar verebileceğini savundu.

KÖSTENCE’DEKİ GİRİŞİMİNİN ENGELLENDİĞİNİ SAVUNDU

Türkoloji Enstitüsünü başlangıçta Köstence’deki Ovidius Üniversitesinde kurmak istediğini anlatan Gemil, bu amaçla 2005’te oluşturduğu Avrasya Araştırmaları Merkezini temel almayı planladığını belirtti.

Gemil, o dönemde ilgili fakültenin yönetiminde bulunan kişilerin girişime karşı çıktığını ve daha sonra kendisinin üniversiteden uzaklaştırılmasını sağladığını iddia etti. Bu tutumu ayrımcı, milliyetçi ve şoven olarak nitelendiren Gemil, Babeș-Bolyai Üniversitesi yönetiminin ise projenin bilimsel ve kültürel önemini anlayarak destek verdiğini söyledi.

Söyleşide, eleştirilerin yöneltildiği dönemin fakülte yöneticilerinin isimlerine veya görüşlerine yer verilmedi.

TATAR KİMLİĞİ VE TÜRKİYE İLE BAĞLAR

Kırım’dan Dobruca’ya, oradan Türkiye’ye uzanan göçlerin Tatar toplumunda derin izler bıraktığını belirten Gemil, sürgün ve yerinden edilmenin toplumsal hafızanın önemli unsurları olduğunu ifade etti.

Gemil’in anlatımına göre, Kırım’dan ayrılan bazı aileler ata ocaklarından aldıkları közü, bir gün geri dönerek aynı ocağı yeniden yakma umuduyla kuşaklar boyunca korudu. Gemil, bu hatıranın çevresinde dilin ve kültürel mirasın da yaşatıldığını söyledi.

Romanya’daki Tatarların bir bölümünün resmî kayıtlarda kendilerini Türk olarak tanımlamaya devam ettiğini belirten Gemil, bunu tarihî ve dinî bağların yanı sıra bireysel ve toplumsal güvenlik arayışıyla açıkladı.

Tatar ve Türk kimliklerinin birlikte benimsenmesinin sürdüğünü ifade eden Gemil, bu durumun 30–35 yıl öncesine göre daha sınırlı olduğunu düşündüğünü kaydetti. Romanya’nın Avrupa Birliği ve NATO üyeliğinin özellikle genç kuşakların güvenlik duygusunu güçlendirdiğini dile getirdi.

AZINLIKLARIN TEMSİLİNDE KENDİ GİRİŞİMİNE İŞARET ETTİ

1990–1996 yılları arasında iki dönem milletvekilliği yapan Gemil, parlamentodaki önceliklerinin Tatar toplumunun tanınırlığını artırmak, tarihsel önyargılarla mücadele etmek ve millî bilincin yeniden güçlenmesine katkıda bulunmak olduğunu söyledi.

Gemil, ulusal azınlıkların parlamentoda temsil edilmesini sağlayan düzenlemenin, geçici parlamento niteliğindeki CPUN’da sunduğu yasama girişimine dayandığını da ifade etti.

Azınlıkların temsilinin Romanya açısından da yararlı olduğunu savunan Gemil, bu mekanizmanın etnik gerilimlerin önlenmesine katkı sunduğunu ve ülkenin Avrupa-Atlantik bütünleşmesi sürecinde demokratik yapısını destekleyen unsurlardan biri olduğunu belirtti.

KOMÜNİST DÖNEMDE MESLEKİ ENGELLER

Çocukluğunun geçtiği Mecidiye’yi hayatının başlangıç noktası olarak tanımlayan Gemil, 1960–1977 yılları arasında yaşadığı Yaş kentinde bilim insanı olarak yetiştiğini anlattı.

Üniversitede ve mezuniyetinin ardından çalıştığı araştırma kurumunda, meslektaşları ile öğretim üyelerinden etnik veya dinî ayrımcılık görmediğini belirten Gemil, buna karşılık dönemin devlet makamlarının mesleki ilerlemesini kasıtlı biçimde engellediğini ileri sürdü.

Gemil, bu engelleri komünist yönetimin milliyetçi politikalarına bağlayarak, Yaş’tan Bükreş’e ayrılmasında söz konusu koşulların etkili olduğunu söyledi.

ROMANYA TÜRKOLOJİSİNİN İSİMLERİNİ ANDI

Söyleşide Romanya’daki Türkoloji çalışmalarına da değinen Gemil, Valeriu Veliman ve Mihail Guboglu’nun Osmanlı kaynaklarının araştırılması, çevrilmesi ve arşivlenmesindeki katkılarını anlattı.

Veliman’ın Türk dili ve edebiyatına hâkimiyetini, çevirilerini ve Osmanlı belgelerine dayalı çalışmalarını öne çıkaran Gemil, Guboglu’nun paleografya, kronoloji ve belge katalogları alanında hazırladığı eserlerin araştırmacılar için temel başvuru kaynakları olduğunu belirtti.

Tarihçi Aurel Decei’nin ise siyasi koşullar ve komünist dönemde yaşadığı hapis nedeniyle bilimsel potansiyelini tam olarak kullanamadığını savundu. Gemil, Decei’nin uygun koşullarda “Romanyalı bir Halil İnalcık” olabileceği değerlendirmesinde bulundu.

YAPAY ZEKÂ ÇAĞINA HAZIRLIK MESAJI

Gemil, insanlığın bilgi birikimi, küresel iletişim ve karşılıklı bağımlılığın etkisiyle hızlı bir tarihsel dönüşümden geçtiğini söyledi.

Yapay zekânın insanlığa barış ve refah getirebileceği gibi yıkıcı sonuçlar da doğurabileceğini belirten Gemil, belirleyici unsurun teknolojinin insanlar tarafından nasıl kontrol edildiği ve hangi amaçlarla kullanıldığı olacağını ifade etti.

Gençlerin ve çocukların ortaya çıkan yeni dünyaya şimdiden hazırlanması gerektiğini vurgulayan Gemil, tarih boyunca büyük dönüşümlerde dönemin şartlarını anlayan ve değişime ayak uyduran insanların öne çıktığını kaydetti.

Paylaş:

AI Sesli Okuma

Google WaveNet yapay zeka sesi ile doğal okuma

Premium

İlgili Haberler

Yorumlar

Yorum Yaz