Putin’den Romanya’ya suçlama

*Rusya Devlet Başkanı Putin, Romanya’yı Besarabya ve Bukovina’yı işgal edeceği iddiası ile suçladı

Rusya Devlet Başkanlığı internet sitesinde Devlet Başkanı Vladimir Putin imzasıyla yayınlanan bir makalede, Romanya’nın Besarabya ve kuzey Bukovina’yı işgal edeceği, öte yandan Rusya ve Ukrayna’nın aynı halk olduğu iddia ediliyor.

Rusya Devlet Başkanlığı’nın internet sitesinde yayınlanan Vladimir Putin imzalı “Rusların ve Ukraynalıların Tarihsel Birliği Üzerine” başlıklı yakın tarihli bir makalede, Rusya, Beyaz Rusya ve Ukrayna halklarının aynı halk olduğuna dair bir teori sunuluyor.

Romania Libera gazetesinin haberine göre Putin’in imzasını taşıyan makale, Rusya’nın Kırım’ı işgaline ve doğu Ukrayna’daki Rusça konuşan ayrılıkçıların Moskova rejimi tarafından desteklenmesine bir gerekçe olabilir.

Üstelik Ukrayna, Putin’in bu yazısının Ukrayna’ya karşı yeni saldırılar ilan etmesinin işareti olduğundan korkuyor.

Putin’in metni ayrıca Orta Çağ’da “Litvanya ve Rusya Büyük Dükalığı”nın varlığından bahsediyor (bir fikir tarihçiler tarafından şüpheli olarak görülüyor).

Putin makalesinde ayrıca 1940 yılında, “Ukrayna Sovyet Cumhuriyeti, 1918’den beri Romanya tarafından işgal edilmiş olan Besarabya’nın bir bölümünü bünyesine kattı” deniliyor.

Rumen gazetesi, “Romanya’nın Besarabya konusundaki tutumu bizzat Başkan Iohannis tarafından ifade edildi.” diyerek,  27 Mart 2018’de, Besarabya ile birliğin 100. yıldönümünde Iohannis gönderilen mesajda, “Kişinev’deki Ülke Konseyi tarafından kabul edilen karar, zamanın seçkinlerini ve tüm üyelerini onurlandıran siyasi ve vatansever bir jesttir. 27 Mart 1918 birliği, Besarabya için sadece Prut’un iki kıyısında Rumenlerin ulusal idealinin gerçekleştirilmesi değil, aynı zamanda gelecek için çekici bir projeydi” dediği hatırlatılıyor.

Gazetede daha sonra konuyla ilgili şu görüşler dile getirildi:

“Putin’in Doğu Avrupa ülkelerinin tarihine olan ilgisi özgür değil, ancak Belarus’taki bazı siyasi güçler ülkelerinin demokratik olmasını istediğinde ve Ukrayna ve Moldova Cumhuriyeti’nin NATO ile giderek daha yakın ilişkilere sahip olduğu zaman kendini gösteriyor. Durum, eski Romanya Dışişleri Bakanı Cristian Diaconescu tarafından da şöyle açıklanıyor:

‘Moldova Cumhuriyeti ve Beyaz Rusya ile ilgili olarak Avrupa-Atlantik bölgesini Avrasya bölgesine bağlayan stratejiler var. Bölgedeki mevcut durum tarihi bir fırsata dönüşebilir.’

Batı’nın, Rus birliklerinin Moldova Cumhuriyeti’nin doğusundan, yani Transdinyester’den NATO ve Avrupa Birliği sınırlarından uzaklaşmak için çıkarları var.

Putin rejimi, Rusya Başkanlığı tarafından yayınlanan metin aracılığıyla birçok ülkeyi tepki vermeye teşvik ediyor, ancak böyle bir tepki Rusya’nın lehine olacaktır. Örneğin, Romanya, Besarabya, kuzey Bukovina ve Yılan Adası’nın tarihsel olarak Romanya’ya ait olup olmadığı ile ilgilenmiyor, çünkü böyle bir tepki Romanya ile Ukrayna arasında olduğu kadar Romanya ile Moldova Cumhuriyeti arasında da gerilim yaratabilir. Bunun yerine Ukrayna’da, özellikle kuzey Bukovina’da, hakları Bükreş ve Kiev hükümetlerinin işbirliğiyle sağlanabilecek önemli bir Rumen etnik topluluğunun yaşadığı biliniyor.

Ukrayna, Rusya’nın önünde NATO’nun belirli bir korumasından yararlandığından ve Ukrayna’nın NATO içindeki destekçilerinden biri Romanya’nın kendisi olduğundan, Ukrayna ile Romanya arasında gerilim yaratılması Rusya’nın çıkarlarına mükemmel bir şekilde hizmet edecektir.

İki gün önce Devlet Duması’ndan bazı milletvekillerinin ve bazı Rus milliyetçilerinin coşkulu tepkileri ve aynı zamanda Başkan Putin’in imzaladığı makaleyi eleştiren Batılı tepkiler sonucunda, sözcüsü Dmitry Peskov açıklama yapmak zorunda kaldı. Moskova’daki yabancı gazetecilere ‘kimsenin resmi olarak Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü sorgulamadığını ve bu konuda resmi bir açıklama yapılmadığını’ söyledi.

Kiev hükümeti, Başkan Putin tarafından yayınlanan metinde önerilen çizgiyi takip ederek Rusya’nın Ukrayna’nın diğer bölgelerini işgal etmeye ve hatta Ukrayna’yı bir devlet olarak ortadan kaldırmaya çalışabileceğinden korkuyor. Ancak Rusya’nın asıl niyeti ne olursa olsun, Doğu Avrupa sınırlarının yeniden sorgulanması bölgenin istikrarını tehlikeye atıyor. Bu nedenlerle Bükreşli yetkililerin en akıllıca tutumu, Putin’in imzaladığı metne tepki vermemek olacaktır.”

0 Paylaşımlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir