Hamdi YILMAZ & Mankurtlar Hırlaşırken
“Geçmişini unutmuş, bedeniyle ve ruhuyla karşı tarafın buyruğu altına girmiş, yeni efendisine yaranmak için kendi değerlerine, ailesine ihanet edenlerin ortak adı” nedir sorusuna, koskoca Türk dünyasında az çok mürekkep yalamış her insanın vereceği cevap ne olabilir?
Elbette, ‘Mankurt’!
İlkel mankurtlaştırma yöntemi ise şöyleydi:
“Kişinin kafası ustura ile tamamen tıraş edilip deve derisiyle sarılarak kızgın güneşte kurumaya bırakılır. Bir süre sonra saçlar uzamaya başlar ama deriden dışarı çıkamadığı için kafatasının içine doğru ve sonunda beyne kadar ulaşır. Kişi bu işkence sonunda genelde ölür. Eğer ölmeyecek kadar dayanıklıysa mutlaka delirir. hafıza kaybına uğrar ve bir robota dönüşür.”
Günümüzde ise birilerini “Mankurtlaştırmak” için bu işleme gerek yok. Teknoloji vahşeti modernleştirdi.
‘Mankurt’ kavramını sosyolojik bir terim yapma ve tüm Türk dünyasına benimsetme başarısı ise Büyük Türk yazarı Cengiz Aymatov’a ait.
Keşke, Aymayov’un ölüm günü olan 10 Haziran (2008) Kırgızistan’da olduğu gibi tüm Türk Dünyası ülkelerinde, en azından Türkiye’de ‘Matem Günü’ ilan edilebilseydi.
Hatta İslam ülkelerinde diyeceğim ama…
***
‘Aymatov’un eserlerindeki başlangıç, aynı zamanda bitiştir. Başlayan her şey biter, biten her şey de yeni bir başlangıçtır. Zamanın erdiği bozkırlarda, gün, yüzyıl kadar uzun; geçen yüzyıllar ise bugüne kadar yakındır aslında.’
O’nun hakkındaki bu yorumu, Hınıs’ın Toprakkale Köyünde öğretmenlik yaparken, tabiatın sabahtan akşama kadarki olan değişimine bakarak çok düşündüm.
Aymatov’un, ‘Gün Olur Asra Bedel’ romanındaki anlatım ustalığını aslında ben Toprakkale’de kavradım. Aymatov, bu romanında, kahramanı Yedigey’in can dostu Kazgangap’ın sağlığında, Kırgız efsanelerinin birinde adı geçen Nayman Ana Türbesinin yer aldığı Ana Beyit bölgesine gömülmek isteyişini söylemesini ve vasiyetin yerine getirilmesi için çabalanan günü anlatır.
***
Geçmişini unutmuş, ruhunu yeni efendilerine teslim etmişler bugün bedenleri ile yeni efendilerine hizmet etme yarışındalar. Ki bunun kendilerini yok edeceğinin farkında bile değiller.
Mankurt’luk böyle birşey.
Görmüyor musunuz, “Mankurtlar” nasıl da hırlaşıyor?
(Bu yazı 27 Haziran 2012 tarihinde yayınlanmıştır)

