Ana Sayfa / ROMANYA / İlmia Süleyman Kılıç & Çocukluğumun Paskalyası

İlmia Süleyman Kılıç & Çocukluğumun Paskalyası

12 Nisan 2026 21:14
İlmia Süleyman Kılıç &  Çocukluğumun Paskalyası
Tahmini okuma süresi: 0 dakika

Dil Seçin

Haberi Rumence okuyun

Paskalya’nın dini boyutu hiçbir zaman hayatımın merkezinde yer almadı. Ama Paskalya, benim için her zaman bambaşka bir anlam taşıdı. Çünkü ben, Romanya’da, Dobruca’nın çok kültürlü yapısı içinde, azınlık olarak büyüdüm. Bu topraklar bana sadece farklılıkları değil, o farklılıkların nasıl bir zenginliğe dönüşebileceğini de öğretti.

Çocukluğumun en sıcak hatıralarından biri, her yıl sabırsızlıkla beklediğim o mis kokulu kozonaklardır. Belki ihtişamından değil, belki de yapımındaki zahmetten dolayı bizim evde sık yapılmadığı için… Ama tam da bu yüzden, o yumuşacık, sıcacık dilimler benim için adeta bir mucizeydi.

Paskalya geldiğinde, Romen komşularımız tek tek kapımızı çalar, ellerinde kozonaklar ve rengarenk boyanmış yumurtalarla bize uğrardı. O sofralar sadece tatlılarla değil, samimiyetle dolardı. Elbette yanında türlü pastalar, çörekler de olurdu ama asıl değerli olan, paylaşılan o anların sıcaklığıydı.

Biz de neredeyse mahallenin tek Türk ailesi olarak bayramlarımızda baklavalar açardık. Komünist dönemin o kısıtlı imkanları içinde, baklava bizim evde sadece bir tatlı değil, bir buluşma vesilesiydi. Komşularımız gelir, birlikte sofraya otururduk. Özellikle çok yakın olduğumuz Rus ailenin çocukları, anneme günler öncesinden sipariş verir gibi “Bu bayram baklava var mı?” diye sorarlardı. Cevizli burma mı olacak, yoksa muska mı… Hepsinin ayrı bir heyecanı vardı.

Onlardan biz de çok şey öğrendik. Deniz ürünlerini, sofradaki incelikleri, hatta Rusya’dan gelen o kurutulmuş karidesleri… Yağda kızarınca açılan o çıtır lezzetleri unutmak mümkün değil. Ama en çok da saygıyı öğrendik. Düğünlerde bizim için ayrı olarak dana etli tabaklar hazırlanır, sofraya asla domuz eti konulmazdı. Bu incelik, anlatılamayacak kadar kıymetliydi.

Bugün dönüp baktığımda anlıyorum ki, o yıllarda yaşadığımız şey sadece komşuluk değildi. Bu, gerçek bir dayanışmaydı. Ayrımın olmadığı, herkesin birbirine yer açtığı, kalpten bir birliktelikti.

Belki bugün kozonak soframızda yok. Belki o kalabalık komşuluk günlerinden uzaktayız. Ama o günlerin hatırası, içimizde hala sıcacık duruyor.

Bu Paskalya’da, nerede olursanız olun, sofranızda ne olursa olsun… Dileğim, o eski günlerdeki gibi bol gülümsemeli, huzurlu ve kalpten bir bayram geçirmeniz.

 

Paylaş:

AI Sesli Okuma

Google WaveNet yapay zeka sesi ile doğal okuma

Premium

İlgili Haberler

Yorumlar

Yorum Yaz