Ana Sayfa / ROMANYA / Romanya’daki Türk-Tatar varlığı Hunlara kadar uzanıyor

Romanya’daki Türk-Tatar varlığı Hunlara kadar uzanıyor

1 Haziran 2026 14:22
Romanya’daki Türk-Tatar varlığı Hunlara kadar uzanıyor
Tahmini okuma süresi: 0 dakika

Dil Seçin

Haberi Rumence okuyun

*KÖSTENCE - Metin Ömer, Romanya’daki Türk-Tatar toplumunun tarihine ilişkin hazırladığı “Turcii și tătarii din România – O scurtă istorie” adlı kitabında, bölgedeki Türk varlığının yalnızca Osmanlı dönemine değil, Hunlar, Avarlar, Peçenekler, Uzlar ve Kumanlara kadar uzandığını söyledi

Köstence Ovidius Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Romanya Müslüman Tatar Türkleri Demokrat Birliği (UDTTMR) Bükreş Şube Başkanı olan Ömer, QHA’ya yaptığı açıklamalarda Romanya devletinin bugün Türkler ve Tatarları iki ayrı azınlık olarak tanıdığını, ancak tarih boyunca iki toplumun çoğunlukla “Türk” ya da “Müslüman” kimliği altında değerlendirildiğini ifade etti.

Ömer, iki savaş arası dönemde Dobruca’nın Kırım Tatar millî hareketinin merkezi hâline geldiğini belirterek, dönemin önemli isimlerinden Müstecib Ülküsal’ın eserlerinde “Dobruca Türk Tatarları” kavramını öne çıkardığını kaydetti. Dobruca’daki Tatarların esasen Kırım Tatarı olduğunu vurgulayan Ömer, Romanya’daki Tatar nüfusunun büyük bölümünün 1783’te Kırım Hanlığı’nın ilhakı ve özellikle 1856 Kırım Savaşı sonrasında bölgeye göç eden ailelerin torunlarından oluştuğunu söyledi.

TÜRK VARLIĞI OSMANLI ÖNCESİNE DAYANIYOR

Romanya topraklarındaki Türk-Tatar varlığının başlangıcının genellikle 13. yüzyıla dayandırıldığını belirten Ömer, bunun aslında “yoğunlaşma ve kalıcılaşma dönemi” olduğunu ifade etti. Ömer, bugünkü Romanya topraklarında Türk kökenli toplulukların varlığının Hunlar, Avarlar, Peçenekler, Uzlar ve Kumanlardan itibaren çok daha eski dönemlere uzandığını dile getirdi.

Osmanlı hâkimiyeti döneminde Dobruca’daki Türk ve Müslüman nüfusun bölgenin en belirgin unsuru hâline geldiğini kaydeden Ömer, 1878’de Dobruca’nın Romanya’ya bağlanmasının ardından büyük göç hareketleri yaşandığını, buna rağmen Türk ve Tatar topluluklarının varlıklarını korumayı başardığını söyledi.

“TÜRK-TATAR TOPLUMU İKİ ÜLKE ARASINDA KÖPRÜ”

Romanya’daki Türk-Tatar toplumunun Türkiye-Romanya ilişkilerinde önemli bir köprü işlevi gördüğünü belirten Ömer, 1878’den I. Dünya Savaşı’na kadar yaklaşık 200 bin Türk-Tatarın Osmanlı topraklarına göç ettiğini, Cumhuriyet döneminde ise II. Dünya Savaşı’na kadar yaklaşık 115 bin kişinin Türkiye’ye yerleştiğini ifade etti.

Türkiye’de önemli bir Dobruca kökenli nüfus oluştuğunu kaydeden Ömer, bunun iki ülke arasındaki tarihî ve kültürel bağları güçlendirdiğini söyledi. Ömer ayrıca, Romanya’daki Türk-Tatar toplumunun durumunun tarih boyunca Ankara-Bükreş ilişkilerinin seviyesini de yansıttığını dile getirdi.

KİMLİK VE DİL KAYBI UYARISI

Türk-Tatar toplumunun bugün en önemli sorunlarının asimilasyon, genç kuşaklarda Türkçe ve Tatarca kullanımının azalması, demografik küçülme ve kültürel görünürlük eksikliği olduğunu belirten Ömer, özellikle komünist dönemin toplum üzerindeki etkilerinin hâlâ yeterince araştırılmadığını ifade etti.

Ömer, YTB, TİKA, Yunus Emre Enstitüsü ve Türkiye’nin Romanya’daki diplomatik temsilciliklerinin faaliyetlerinin bu sorunların çözümünde önemli rol oynadığını kaydederek, eğitim yatırımlarının artırılması, kültürel kurumların güçlendirilmesi ve genç kuşaklara yönelik kimlik projelerinin desteklenmesi gerektiğini vurguladı.

Foto Galeri

Paylaş:

AI Sesli Okuma

Google WaveNet yapay zeka sesi ile doğal okuma

Premium

İlgili Haberler

Yorumlar

Yorum Yaz